﻿<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?><rss version="2.0"><channel><title>www.yurtvedunya.com - YURT ve DÜNYA e-dergi - Makale - Haber</title><link>http://www.yurtvedunya.com</link><description>yurtvedunya.com</description><item><title>ÖTENAZİ HAK MIDIR?</title><description>Ötenazinin ne olduğunu pek çok kişi zaten biliyordu. Bilmeyenlerimiz de bir süre önce basında yer alan, kaza geçirmiş bir resim öğretmeninin bu isteğini dile getirmesiyle öğrenmiş olduk. Bir kısım destek verirken, bir kısım da karşı çıktı haliyle. &lt;br&gt;Destek verenler; yaşamının kendisine eziyet halini almış olmasını destek noktası yaparken diğer kesim de bu durumda pek çok kişinin olduğunu ve bir tedavinin bulunmasını sabırla beklemesini salık veriyordu. Üstelik çok aciz durumuna rağmen resim bi</description><link>http://www.yurtvedunya.com/Makalegrup.aspx?hbr=94&amp;kat=2</link></item><item><title>BEN NESİN YA SİZLER NESİNİZ</title><description>
&lt;h3 style="margin: 12pt 0cm 3pt;"&gt;&lt;font face="Arial"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;&lt;font face="Arial"&gt;Adı Mehmet nusret 20 Aralık 1915 de heybeli adada dünyaya geldi; soyadı kanunu çıktığında her kesin bir soyadı aldığında kendisine soyadı olarak almak istedikleri soyadları alınmış olduğunu görünce de kendi kendine sorar sen nesin? Diye soyadını da böylelikle almış oluyor aldığı soyadı ile</description><link>http://www.yurtvedunya.com/Makalegrup.aspx?hbr=93&amp;kat=3</link></item><item><title>Karar Sizin:</title><description>&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yerel seçimler tamamlanalı iki aydan fazla süre geçti, siyasi sohbetlerde, seçim sonuçlarına hile karıştırıldığı tartışmaları bir türlü bitmek bilmiyor. İşin ilginç tarafı, seçimlere sandık tutanaklarının birleştirilmesi anında, bilgisayar ortamında, müdahale edildiği söyleniyor ve halkın genelinde bunun önlenemeyeceği gibi umutsuz bir hava yaratılmaya çalışılıyor. Bir kez daha belirtmekte fayda görüyorum,&amp;nbsp; siyas</description><link>http://www.yurtvedunya.com/Makalegrup.aspx?hbr=92&amp;kat=3</link></item><item><title>YES WE CAN!</title><description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;font face="Calibri"&gt;Yes, we can!&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;font face="Calibri"&gt;İnsanoğlu yer, içer, uyur ve siyaset yapar.&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;font face="Calibri"&gt;Mantığın kurucusu, rasyonalist filozofların en büyüklerinden biri olan Aristo böyle tanımlamaktadır insanı.&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;font face="Calibri"&gt;İnsan polit</description><link>http://www.yurtvedunya.com/Makalegrup.aspx?hbr=91&amp;kat=2</link></item><item><title>"AKP’nin “Tedip ve Tenkil” Operasyonu" </title><description>“Bir bardak suda fırtına çıkartmak” böyle bir şey herhalde. AKP Genel Başkanı ve Başbakan R.Tayyip Erdoğan, partisinin bir toplantısında yaptığı konuşmada AK Parti’ye AKP diyenlerin, bu şekilde yazanların edepsiz ve iftiracı olduklarını söylemiş. Hürriyet Gazetesi’ne (10 Haziran)&amp;nbsp; yansıyan sözleri şu şekilde: “Partimin kısaltılmış adı Ak Parti’dir. AKP değildir. AKP diyenler ne yazık ki, demokratik noktadaki etik kurallara uymadan, siyasi etiği hiçe sayarak, bunu edep dışı söylemektedirler.</description><link>http://www.yurtvedunya.com/Makalegrup.aspx?hbr=90&amp;kat=3</link></item><item><title>NELER OLUYOR BİZE NELER</title><description>
&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Yazının başlığına bakıp ta sanmayın bir şarkının sözleri gibi algılanmasın sakın bu şarkı sözü değil bizim gerçek yaşamımızın kesitlerini oluşturan bir yazı dizisi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Bu bizim emperyalist ülkelere karşı nasıl yenildiğimizin bir gerçeği ve onlara karşı nasıl sessiz kalabildiğimizin bir haykırışıdır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Bu bizim insan olm</description><link>http://www.yurtvedunya.com/Makalegrup.aspx?hbr=89&amp;kat=2</link></item><item><title>MAVİ  GÖZLÜ DEV ADAM</title><description>&lt;div align="center"&gt;&lt;div align="left"&gt;1902'de doğdum&lt;br&gt;Doğduğum şehre dönmedim bir daha&lt;br&gt;Geriye dönmeyi sevmem&lt;br&gt;Üç yaşında Halep'te paşa torunluğu ettim&lt;br&gt;On dokuzumda Moskova komünist üniversite öğrenciliği&lt;br&gt;Kırk dokuzumda yine Moskova'da Tseka-Parti konukluğu&lt;br&gt;Ve on dördümden beri şairlik ederim&lt;br&gt;Kimi insanlar otların kimi insan balıkların çeşidini bilir&lt;br&gt;Ben ayrılıkların&lt;br&gt;Kimi insan ezbere sayar yıldızların adı&lt;br&gt;&amp;nbsp;Ben hasretlerin&lt;br&gt;Hapislerde de yattım büyük otellerde d</description><link>http://www.yurtvedunya.com/Makalegrup.aspx?hbr=88&amp;kat=2</link></item><item><title>27 Mayıs Vesilesiyle Türkiye'de Militarizm Üzerine, Evrensel</title><description>Türkiye’de militarist kültürü tartışmadan, askeri darbeleri tartışmak mümkün görünmüyor. Hatta, bir adım daha ileri giderek, şu yargıyı da paylaşmak istiyorum sizlerle: “Türkiye’de askeri darbeleri mümkün kılan şey, son analizde, Türkiye’deki derin militarist kültürün kendisidir. Bu militarist kültürdür ki farklı darbelere taraftar olacak farklı potansiyel kitleleri bulmayı mümkün kılıyor. Bu nedenle de Türkiye’de, bir yandan 27 Mayıs’ı devrim olarak tanımlarken, 12 Mart ve 12 Eylül’ü gariz küfü</description><link>http://www.yurtvedunya.com/Makalegrup.aspx?hbr=87&amp;kat=3</link></item><item><title>GİDENLERİN ARDINDAN AĞLANMAZ</title><description>
&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Gidenlerin ardından ağlanmaz zaten ağlamakta bize yakışmaz gidenler ki giderken bile ideallerinin her zaman var olacaklarını onun devam edeceğini bilirler gidenler ki her zaman dimdik giderler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Atatürk ün kurduğu cumhuriyet ve onun aydınlık ışığında var olan aydınlanma süreci içinde her zaman mücadele eden e</description><link>http://www.yurtvedunya.com/Makalegrup.aspx?hbr=86&amp;kat=2</link></item><item><title>BİR ÇINAR DAHA DEVRİLDİ</title><description>BİR ÇINAR DAHA DEVRİLDİ&lt;br&gt;&lt;br&gt;Ülkesi için çalışan, Cumhuriyeti savunan en önemli işlere imza atmış olan Türkan Saylan'ı kaybettik. Bir cok gence iyi örnek olmuş ve okumaları için elinden gelen gayreti göstermiştir. Kısaca ‘yararlı’ işlerin de sahibiydi. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Peki kimdir Türkan Saylan?&lt;br&gt;&lt;br&gt;Türkan SAYLAN ;1935 yılında İstanbul'da doğdu. Sırasıyla, 1946 yılında Kandilli ilk okulundan ve 1953 yılında Kandilli kız lisesinden mezun oldu. Daha sonra 1963 yılında İstanbul Tıp Fakultesinden mezun </description><link>http://www.yurtvedunya.com/Makalegrup.aspx?hbr=85&amp;kat=2</link></item><item><title>BİLMEK YETMEZ!</title><description>Aşağıdaki yazının büyük bir kısmını internette dolaşırken rast geldim ve paylaşmak istedim.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Haziran 1972 de, Kuzey Vietnam da saklandıkları tapınağa bir Amerikan uçağından dört napalm bombası atıldı. Sağ kalan çocuklar, elbiseleri, saçları, vücutları yanık içinde, çığlıklar atarak kaçışırken, foto-muhabiri Nick Ut kendisine Pulitzer ödülünü getirecek olan bu kareyi çekti. Ortada, çığlık, çığlığa koşan çıplak kız, Vietnam Savaşı’nın bütün dehşetinin isimsiz simgesi haline geldi. &lt;br&gt;&amp;nbsp;</description><link>http://www.yurtvedunya.com/Makalegrup.aspx?hbr=84&amp;kat=2</link></item><item><title>SEÇİM =KÜTÜK+SANDIK </title><description>&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 29 Mart yerel seçimleri geride kaldı. Seçimler öncesinde yazmayı doğru bulmadıklarımı da bu yazımda belirtmek istiyorum. Demokrasilerde her seçim, bir sonrakinin başlangıcıdır. Siyasi faaliyetler devamlılık arz eder. Süreç uzun soluklu ve yorucudur. Alınan kararlar doğrultusunda verilen mücadele bazen birkaç ömürlük süreye yayılabilir. Tıpkı ülkemiz, emperyalist devletlerin işgali altındayken, Ankara da oluşan T.B.M.M’nin başlattığı bağımsız</description><link>http://www.yurtvedunya.com/Makalegrup.aspx?hbr=83&amp;kat=3</link></item><item><title>BU BİR “OH OLSUN!” YAZISI DEĞİLDİR.</title><description>Ergenekon soruşturmasının 12. dalgasında birçok akademisyen gözaltına alındı. Haklarındaki iddiaları henüz bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey, gözaltıların Ergenekon Davası’yla ilişkili olduğu. Bu gözaltıların akademik camiada bir tedirginliğe yol açtığı da doğru; üniversitelerin koridorlarında, odalarında, yemekhanelerinde, kantinlerinde… son operasyonlarla ilgili bir çok farklı yorum, tabir-i caizse “geyik” dönmüyor değil.&amp;nbsp; Siyasi hayatımızın hâlâ geçerliliğini koruyan “temel söylemleri” de b</description><link>http://www.yurtvedunya.com/Makalegrup.aspx?hbr=81&amp;kat=3</link></item><item><title>SABRETMEYE DEVAM! </title><description>Seçimler bitti çok şükür, ekranlarda birbirine hakaret eden siyasilerden kurtulduk, artık işleri yoluna koymak için çalışırlar, birbirleriyle değil de memleket için çalışırlar diye umutlanırken, yine ortalık toz duman oldu. Gündem iki konu etrafında dönüyor. Biri malum; ekonomik kriz, diğeri de yine malum; Ergenekon. Hepimizin bu konular hakkında söyleyecek sözü var elbette. Nasıl olmasın? Başka bir şey bilmez ve düşünemez olduk. Bu sorunlar halledilmeden de aklımızı yeni ufuklara açabileceğimiz</description><link>http://www.yurtvedunya.com/Makalegrup.aspx?hbr=80&amp;kat=3</link></item><item><title>Bir Garip Siyaset Hikayesi …</title><description>Türkiye bir seçimi daha geride bırakmanın mutluluğunu yaşıyor demek isterdim ama sanırım bu yanlı bir görüş olur. Kendi adıma son derece memnunum. Tabi bununla seçim sonuçlarının her hangi bir ilgisi yok… &lt;br&gt;Benim için A veya B partisi çok da önemli değil… Oyumu inandığım bir adaya atarak vatandaşlık görevimi yaptım. Hepsi bu kadar. Mutluluğumun nedeni bambaşka:&amp;nbsp; Nihayet diyorum, nihayet sabahları kulaklarımı tıkamama neden olan, bilmem hangi partinin hangi adayının sloganları ile uyanmaya</description><link>http://www.yurtvedunya.com/Makalegrup.aspx?hbr=79&amp;kat=2</link></item></channel></rss>